<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YaşamCafe</title>
	<atom:link href="http://www.yasamcafe.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yasamcafe.com</link>
	<description>Sağlık Sağlık Bilgisi Şifa Kaynakları Beslenme Yaşam Servisi Yapılır..</description>
	<lastBuildDate>Wed, 15 Feb 2012 13:03:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Antioksidan Yiyecekler ile Sağlıklı Kalmanın Yolları</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/antioksidan-yiyecekler-ile-saglikli-kalmanin-yollari/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/antioksidan-yiyecekler-ile-saglikli-kalmanin-yollari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 13:03:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[antioksidan]]></category>
		<category><![CDATA[Uz. Dr. Gürkan Yurteri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5968</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk algınlığından gribe, kanserden kalp hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa karşı koruyucu özelliği olan antioksidanlar son yıllarda giderek ön plana çıkıyor. Peki hangi meyve ve sebzeler ne tür özellikleri ile...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2012/02/antioksidan-yiyecek.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5971" title="antioksidan yiyecek" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2012/02/antioksidan-yiyecek.jpg" alt="" width="185" height="207" /></a>Soğuk algınlığından gribe, kanserden kalp hastalıklarına kadar pek çok rahatsızlığa karşı koruyucu özelliği olan antioksidanlar son yıllarda giderek ön plana çıkıyor. Peki hangi meyve ve sebzeler ne tür özellikleri ile hastalıklardan korunmamıza yardımcı oluyor? Memorial Şişli Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Gürkan Yurteri, antioksidan yiyecekler ile sağlıklı kalmanın yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hastalıklara teslim olmamak elimizde</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vücudumuzun en küçük birimi olan hücrelere saldıran ve hücrelerde büyük değişimlere neden olan yıkıcı moleküllere “serbest radikaller” adı verilir. Canlılardaki kimyasal süreçler özellikle oksitlenme, serbest radikallerin oluşmasına neden olur. Yüksek derecede reaktif olan bu serbest radikaller, vücudumuzdaki farklı moleküllerle reaksiyona girerek hücrelerimize zarar verirler. Böylece hücrelerin anormalleşmesine, ölümüne, kanser oluşturmasına neden olan birtakım zincir reaksiyonlara yol açarlar. Neyse ki; vücudumuzda bu oksidan sisteme karşı geliştirilmiş antioksidan bir savunma mekanizması mevcuttur. Bu sistem sayesinde yaşlılık etkilerinin minimum olduğu daha sağlıklı bir yaşam sürdürmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Antioksidan özelliği keşfedilen birçok madde bulunmaktadır. Bu maddelerin bir kısmını diyetimizle (bitkilerden) alırken; bir kısmını vücut kendisi, serbest radikallere karşı bir savunma sistemi olarak üretir.</p>
<p style="text-align: justify;">Antioksidanlardan yeterince yararlanabilmek için nasıl alınmaları gerektiğini de iyi bilmek gerekir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Mısır, pirinç, ceviz ve badem E vitamini deposudur</strong></p>
<p style="text-align: justify;">E vitamini içinde alfa, beta, gama ve delta tokoferolleri bulunur. Bunların içinden özellikle E vitamini önemli bir antioksidandır. Özellikle buğday, mısır, darı, pirinç gibi tahıllarda çok bulunur. Bunun dışında ayçiçek yağı, mısırözü yağı, pamukyağı gibi yağlarda, ceviz, badem ve yerfıstığı gibi kuru yemişlerde ve yeşil sebzelerde bulunur. E vitamini aynı zamanda pişirmeye ve sıcağa dayanıklıdır, böylece pişirilme esnasında tahrip olmazlar. Fakat yağda kızartma ve tahılların öğütülmesi esnasında E vitaminleri de tahrip olur ve çoğu bozulur. Bu yüzden E vitamini ihtiva eden ürünleri yağda kızartmadan pişirmek ve özellikle beyazlatılmadan geçmemiş tahıl ürünlerini (kepekli ürünler gibi) tüketmek daha akıllıca ve sağlıklı olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Portakal ve mandalina mevsimini kaçırmayın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">C vitamini; turunçgiller, domates, yeşil yapraklı sebzeler (brokoli, ıspanak vb.) ve patates gibi sebze ve meyvelerde bulunur. Ancak C vitaminin işe yaramaz hale gelmemesi için, C vitamini içeren besinlerin hafif pişirilmesi, yenilebiliyorsa çiğ yenmesi ve hazırlarken de kesildikten kısa bir süre sonra tüketilmesi önerilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Havuç ve ıspanak A vitamininden zengindir</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vücutta depolanarak A vitaminine de dönüştürülen bu kırmızımsı-turuncu pigment çok güçlü bir antioksidandır. Birçok kanser türüne yakalanma riskini azaltmasıyla ünlüdür. Havuç, ıspanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler ile kayısı ve şeftali gibi meyvelerde fazlasıyla bulunur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Elmanın antioksidan etkisinden faydalanın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Flavonoidler birçok meyve ve sebzede yüksek oranlarda bulunan sarı-beyaz pigmentlerdir. Bitkilerin çoğunda bulunan bu antioksidan, yine antioksidan olan C ve E vitamininden çok daha fazla miktarlarda bulunduğu için özellikle meyve ve sebze ağırlıklı bir diyet ile vücuda fazla miktarlarda alınabilir. Elma, çilek, üzüm gibi meyveler, çikolata ve özellikle çay, belli oranlarda flavonoid ihtiva eder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Et ürünleri ve balığı dengeli tüketin</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle kanser ve belli nörolojik hastalıklara olan pozitif etkileriyle uzun süredir gündemde olan koenzim q önemli bir antioksidandır. Vücut tarafından üretilir, diyet yoluyla da alınabilir. Her ne kadar ciğer, kalp ve böbrek gibi et ürünlerinde ve balıkta yüksek oranda bulunsa da, diyete takviye amaçlı alınan koenzim q hapları ile vücuda alınması daha etkilidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kırmızı meyveler likopen kaynağı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Beta-caroten ve lütein ile aynı ailenin üyesi olan likopen birçok meyveye kırmızı rengi veren maddedir. Kardiyovasküler hastalıklar ve kansere karşı etkileri ile bağışıklık sistemine olan pozitif etkileri yüzünden uzun süredir gündemde olan bir maddedir. Antioksidan özelliği kanıtlanmıştır. Özellikle domateste çok büyük miktarlarda bulunmaktadır. Prostat ve kalın bağırsak kanserlerinin risklerini büyük oranda düşürdüğü laboratuvar çalışmalarıyla kanıtlanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Antioksidan ilaçlara karşı temkinli olun</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vücuda doğal besinlerden alınan antioksidanların dışında, son yıllarda bir antioksidan içeren diyet takviye ürünü ve ilaçlar piyasada satılmaktadır. Her ne kadar şu ana kadar ciddi yan etkiler ve olumsuz sonuçlar görülmemiş olsa da, uzun dönemde bu tür ilaçların nasıl sonuçlar veya yan etkiler doğurabileceği kesin değildir. Antioksidanlar kanser ve yaşlılık etkilerinin risklerini azaltmakta önemli de olsalar, &#8220;sihirli formül&#8221; değildirler; ancak belirli ölçülerde alınmaları sağlık için son derece önemlidir.</p>
<p style="text-align: justify;">kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/antioksidan-yiyecekler-ile-saglikli-kalmanin-yollari/" title="bel fitigi sonrasi cinsel yasam">bel fitigi sonrasi cinsel yasam</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/antioksidan-yiyecekler-ile-saglikli-kalmanin-yollari/" title="burcu esmersoy dans yarışması">burcu esmersoy dans yarışması</a> (1)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/antioksidan-yiyecekler-ile-saglikli-kalmanin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Son&#8221; Adlı Dizi Atv&#8217;de</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 10:23:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[TV Cafe]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[son atv]]></category>
		<category><![CDATA[son dizi oyuncuları]]></category>
		<category><![CDATA[son dizisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5941</guid>
		<description><![CDATA[Adı SON, sonu sır&#8230; 25 haftada 30 sene! &#8220;SON&#8221; çok yakında atv ekranlarında izleyicisiyle buluşuyor! Yapımcılığını bir çok başarılı diziye imza atan Ay Yapım&#8217;ın üstlendiği, Ezel&#8217;in yaratıcılarından Uluç Bayraktar&#8217;ın yönetmenliğini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/son-atv.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5942" title="son atv" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/son-atv.jpg" alt="" width="489" height="320" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Adı SON, sonu sır&#8230; 25 haftada 30 sene! &#8220;SON&#8221; çok yakında atv ekranlarında izleyicisiyle buluşuyor! Yapımcılığını bir çok başarılı diziye imza atan Ay Yapım&#8217;ın üstlendiği, Ezel&#8217;in yaratıcılarından Uluç Bayraktar&#8217;ın yönetmenliğini yapacağı &#8220;SON&#8221;un senaryosunu Berkun Oya yazıyor! Dizinin kadrosu ise Erkan Can, Engin Altan Düzyatan, Berrak Tüzünataç, Nehir Erdoğan ve Yiğit Özşener gibi önemli isimleri barındırıyor&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">SON CÜMLESİ BİLE HAZIR!<br />
İşte ‘Son’un özellikleri: Sadece 25 bölüm yayınlanacak. Senaryonun son cümlesi bile belli. Oyuncular bir sonraki bölümü ve oynadıkları rolün finale etkisini bilmeyecek. Dizi sondan başa doğru ilerleyecek. Finali şoke edecek ve 30 yıllık bir süreci anlatacak.</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/" title="son adlı dizi">son adlı dizi</a> (90)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/" title="son atv">son atv</a> (26)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/" title="berkun oya">berkun oya</a> (21)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/" title="son adlı">son adlı</a> (10)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/" title="son isimli dizi">son isimli dizi</a> (10)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/son-adli-dizi-atvde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Omuz Ağrıları ve Nedenleri</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 20:27:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[omuz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Omuz eklemi]]></category>
		<category><![CDATA[Op. Dr. Kemal Gökkuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5930</guid>
		<description><![CDATA[Omuz Ağrıları Hareket Kabiliyetinizi Kısıtlamasın Omuz eklemi hareket genişliği bakımından vücudun en hareketli eklemidir. Omuz ağrıları tedavi edilmediği takdirde kişinin hareketlerinde ciddi kısıtlamaya neden olabilir. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi Bölümü’nden...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/omuz-agrisi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5933" title="omuz agrisi" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/omuz-agrisi.jpg" alt="" width="160" height="109" /></a>Omuz Ağrıları Hareket Kabiliyetinizi Kısıtlamasın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Omuz eklemi hareket genişliği bakımından vücudun en hareketli eklemidir. Omuz ağrıları tedavi edilmediği takdirde kişinin hareketlerinde ciddi kısıtlamaya neden olabilir. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi Bölümü’nden Op. Dr. Kemal Gökkuş, omuz ağrıları ve bu ağrılara neden olabilecek faktörler hakkında bilgi verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Omuz ağrısı iç organlardan gelen bir alarm olabilir</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Omuz ağrılarına iç organlarda nükseden hastalıkların beraberinde görülebileceğini belirten Op. Dr. Gökkuş, “Kalp krizi, akciğer tüberkülozunun akciğerin yukarı kısmına yerleştiği durumlar ve akciğer tümörleri veya diyafram adalesinin herhangi bir sebeple iltihaplanması hastanın omuzlarında ağrılara neden olabilir. Karaciğerin diyaframa yakın olmasından dolayı bazen karaciğer hastalıklarında bile omuz ağrılarına rastlanırken, safra kesesi hastalıklarında ise ağrılar daha çok sağ kürek kemiğinin arkasına hissedilmektedir” dedi. Öte yandan Op. Dr Gökkuş, şeker hastalığının, “Donmuş Omuz Sendromu”na yol açması ile yine omuz ekleminde ağrı ve hareket kısıtlılığının ortaya çıkabileceğini ekledi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Omuz eklemi ve boyun çevresi hastalıklarının yol açabileceği omuz ağrıları</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Op. Dr. Gökkuş, “Omuz eklemi ve çevresindeki tüm kırıklar ve çıkıklar, kronik şekilde veya ani bir travma sonrası oluşabilen omuz döndürücü manşet yırtıkları, omuz kemeri kemiklerine metastaz (kanser hücrelerinin mevcut bulundukları yerden, kan veya lenf dolaşımı yoluyla omuz kemeri kemiklerine tohumlanması), omuz eklem kapsül ve bağlarının incinmesi ve burkulması, boyun fıtıkları, tüm romatizmal hastalıklar, tendonlarla oluşan kalsiyum çökmeleri veya omuz eklemi içinde “labrum” denilen kıkırdak benzeri yapının yırtılması, kimi zaman çok şiddetli olabilen omuz ağrılarına yol açabilmektedir” bilgisini verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Omuz ağrıları ciddiye alınmalıdır”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Omuz ağrısından şikâyet eden hastaya doğru tanı konulmadığı takdirde, hastanın yaşam kalitesinin ciddi bir biçimde düşeceğini vurgulayan Op. Dr. Gökkuş, “Omuz ağrılarını incelerken, nedenini doğru tespit etmek ve ayırıcı tanı yapabilmek için hekim bakışı çok önemlidir. Ciddiye alınması gereken omuz ağrılarına neden olan durumların hemen hepsinde tıbbi tedavi gerekmektedir” dedi.</p>
<p style="text-align: justify;">kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/" title="AKCİGERLE ALAKALI OMUZ AGRILARI">AKCİGERLE ALAKALI OMUZ AGRILARI</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/" title="organ NAKİL nedir">organ NAKİL nedir</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/" title="omuz resimleri">omuz resimleri</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/" title="omuz eklemlerde mayi nedir">omuz eklemlerde mayi nedir</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/" title="omuz ağrısı kemeri">omuz ağrısı kemeri</a> (1)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/omuz-agrilari-ve-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon ve Diyabetin Kalp Ölümleri Üzerindeki Etkisi</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 20:15:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[damar sertliği]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5927</guid>
		<description><![CDATA[Son yılların en yaygın rahatsızlıkları diyabet ve depresyon bir araya geldiğinde yine en sık görülen hastalıklardan biri olan kalp problemlerine zemin hazırlıyor. Son dönemde bilimsel çalışmalar, depresyon ve diyabetin birlikte...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Son yılların en yaygın rahatsızlıkları diyabet ve depresyon bir araya geldiğinde yine en sık görülen hastalıklardan biri olan kalp problemlerine zemin hazırlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Son dönemde bilimsel çalışmalar, depresyon ve diyabetin birlikte görüldüğü kişilerde kalp hastalıklarına yakalanma riskinin yaklaşık 3 kat daha fazla olduğunu; kalp nedeniyle ölüm riskinin ise 2 kat arttığını gösteriyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Hakan Hasdemir, depresyon ve diyabetin kalp ölümleri üzerindeki etkisi hakkında bilgi verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Damar sertliğine dikkat!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Hasdemir, bu 3 rahatsızlık arasındaki etkileşimi şu sözlerle açıkladı: “Yapılan araştırmalar, halk arasında “şeker hastalığı” olarak bilinen diyabetin kalp hastalıklarına zemin hazırladığını gösteriyor. Sıklıkla diyabet hastalarının kolesterol seviyeleri de yüksek olduğundan, bu kişilerde kalp damar hastalığı riski de ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca, diyabetle birlikte kan basıncı artmakta ve böbrek fonksiyonları azalmaktadır. Bu durum ise erken dönemde “aterosklerozis”, yani damar sertliği bulgularının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Stres ve depresyon da kalp hastalıklarını tetikleyen faktörlerdir. Depresyonun vücuttaki etkileri kalp damarlarının sağlığını olumsuz olarak etkilediğinden; bu duruma, depresyonun tetiklediği aşırı alkol ve sigara kullanımıyla, fazla miktarda kalori tüketimi gibi çevresel faktörler de eklendiğinde tehlike büyümektedir. Ayrıca insülin salgılanmasındaki azalma, insülin direncindeki artış, artan multivitamin ve östrojen hormonu kullanımının damar sertliğine yol açtığı düşünülmektedir.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Diyabet ve depresyon birbirini tetikliyor</strong></p>
<p style="text-align: justify;">“Diyabet hastaları depresyona maruz kaldığında kalp hastalıkları nedeniyle ölüm riskinin de artığı saptanmıştır.” diyen Uz. Dr. Hasdemir konu ile ilgili şunları kaydetti: “10 yıldan uzun süre diyabet nedeni ile insülin tedavisine devam eden hastalarda, depresyon ve diyabet birlikteliği kaynaklı en yüksek ölüm oranı gözlenmektedir. Bu hastalarda ölüm riski 4 kat artmıştır. Diğer yandan, 50- 75 yaş arasındaki kadınlarda 10 yıl boyunca yapılan geniş ölçekli bilimsel bir çalışmada ise her iki hastalığın da birbirinin gelişme riskini artırdığı tespit edilmiştir. Depresyon duygu durumu diyabet gelişimi riskini % 17 artırırken, beraberinde antidepresan ilaç kullanımı ile bu risk % 25’lere kadar çıkmaktadır.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Düzenli kontrollerle riski azaltın!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Uz. Dr. Hasdemir, kalp hastalıkları için yüksek riske sahip olan diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:<br />
Kan şekeri ve kolesterol kontrollerini<br />
Tansiyon ölçümlerini düzenli olarak yaptırmalı<br />
Günlük yaşamlarında düzenli diyet ve egzersize yer vermeli<br />
Stresi azaltıcı hobi ve aktivitelere zaman ayırmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kişiler, hayata olan ilgilerinin azalmasıyla kendini belli eden depresyon durumuna girmeleri halinde, en kısa zamanda uzman doktora başvurmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/" title="diyabet ölümleri">diyabet ölümleri</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/" title="hareketli kalp ritmi">hareketli kalp ritmi</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/" title="ritim bozukluğu tedavisi">ritim bozukluğu tedavisi</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/" title="27 aralik 2011 show tv de kalp riim ozuklugu haberi">27 aralik 2011 show tv de kalp riim ozuklugu haberi</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/" title="diyabetin damar üzerine etkisi">diyabetin damar üzerine etkisi</a> (1)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/depresyon-ve-diyabetin-kalp-olumleri-uzerindeki-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Ortaya Çıkabilen Kalp Hastalıkları ve Alınabilecek Önlemler</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/cocuklarda-ortaya-cikabilen-kalp-hastaliklari-ve-alinabilecek-onlemler/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/cocuklarda-ortaya-cikabilen-kalp-hastaliklari-ve-alinabilecek-onlemler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 20:08:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kalp sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5923</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarda Kalp Sağlığı Çocuğunuzu Spora Yönlendirirken Kalp Sağlığından Emin Olun Oğlunuzu hafta sonu yapılacak basketbol seçmelerine hazırlamayı planlıyor ya da kızınızı yüzme dersleri için ikna etmeye uğraşıyor olabilirsiniz. Anne baba...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Çocuklarda Kalp Sağlığı</h2>
<p><strong><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/cocuk-kalp-sagligi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-5924" title="cocuk kalp sagligi" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/cocuk-kalp-sagligi.jpg" alt="" width="193" height="214" /></a>Çocuğunuzu Spora Yönlendirirken Kalp Sağlığından Emin Olun</strong></p>
<p>Oğlunuzu hafta sonu yapılacak basketbol seçmelerine hazırlamayı planlıyor ya da kızınızı yüzme dersleri için ikna etmeye uğraşıyor olabilirsiniz. Anne baba olarak çocuğunuzun sağlıklı yaşaması için onu spora teşvik etmek istiyorsanız, çocuğunuzun kalp sağlığının buna elverişli olup olmadığını bilmeniz için gerekli kontrolleri yaptırmayı unutmamanız gerekir. Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Azmi Özler, çocuklarda ortaya çıkabilen kalp hastalıkları ve alınabilecek önlemler hakkında bilgi verdi.</p>
<p>Ergenlik çağı belki de kişinin ilk kez kalbinin varlığından bu evrede haberdar olur. Çeşitli sınavlardan çıkmış ve istediği okula kazanmıştır. Belki de karşı cinsi gördüğünde kalbinin yerinden fırlayacakmış tarzda attığını hissederek, yaşamının en önemli organı olan “kalbini” fark etmiş olacaktır. İşte o anlarda kalp teklemesi dediğimiz “ekstrasistol” ile tanışmış olacaktır. Çocuğunuzun sağlıklı bir kalp atışına sahip olabilmesi için çocukluk hatta bebeklik çağından itibaren beslenmesine, kilosuna ve spor yapmasına dikkat etmelisiniz. Bu dönemde alınacak önlemler gelecekte kalp sağlığı için önemli olacaktır.</p>
<p><strong>EKG ve kalp ultrasonografisi sonucu hangi sporu yapacağına karar verin</strong></p>
<p>Çocukluk ve ergenlik çağlarında aileler için en önemli olaylardan bir tanesi de çocuklarını spora yönlendirmektir. Günümüzde sporcuların gördüğü ilgi, kazandığı paralar ile bütün çocukların geleceğini tasarlarken futbolcu veya basketbolcu olmak rüyalarını süslemektedir. Bu süreçte herkesin spor yapması kadar güzel bir şey olamaz; ancak bu çağlarda yapılan muayene, EKG ve kalp ultrasonografisi ile kalplerinde bir sorun olup olmadığını ortaya çıkarılmalı daha sonra hangi sporu yapıp yapamayacağına karar verilmelidir. Bu tetkikler sonucunda kalp adelesinde kalınlaşmalar (kardiyomyopatı), kalp kapak bozuklukları veya kalp ritminde olan bozukluklar olup olmadığı tespit edilerek gerekli önlemler alınabilir. Bunlar yapılmadığı takdirde her gün gazete haberlerinden okuduğumuz futbol oynarken kaybedilen çocuklarımız veya gençlerimiz en büyük üzüntü kaynağımız olabilir.</p>
<p><strong>Çocukluk çağında geçirilen romatizma eklemleri yalar ama kalbi ısırır</strong></p>
<p>Çocukluk çağında kalp açısından en korkulan problem akut eklem romatizması denilen “Beta hemolotik streptokok”larla oluşan mikrobik bir hastalıktır. Bu mikrop boğazda anjin şeklinde başlayan daha sonra eklemlere (özellikle diz eklemlerine) ulaşan; ama esas hasarı kalpte yapan bir hastalıktır. Biz bunu” romatizma eklemleri yalar kalbi ısırır” şeklinde tanımlıyoruz. Eklem romatizması geçiren çocuklar iyi tedavi edildiği takdirde hiçbir kalp hasarı olmadan iyileşebilirler. Tanısı konulamayan veya bazen farkında olmadan geçirilen bu hastalık, kalp kapaklarını ve kasını tutarak “myokardit” (kalp kası iltihabi) &#8220;endokardit” (kalp içinin enfeksiyonu) dediğimiz sorunlara neden olabilmektedir. Geçirmiş olduğu hastalıktan 10-15 yıl sonra kalp kapak bozukluğu ile karşımıza çıkabilir. Bu hastalık kalp kapaklarında büzülme (darlık) yapabildiği gibi kapak fonksiyonlarını etkileyerek kalp kapak yetmezliğine de neden olabilir. Bu hastalık bazen tek kalp kapağını tutabildiği gibi bazen iki veya üç kalp kapağını birden etkileyebilir. Bu hastalığa yakalanan çocuklar yapılan kalp ultrasonografisi(ECHO) ile izlenir. Gerekli ilaç ve korunma tedavileri verilir.</p>
<p><strong>Hamilelikte kullanılan ilaçlara dikkat</strong></p>
<p>Anne karnında “fetal echo” dediğimiz ultrason ile tetkik edilmemiş veya edilip de çözümü olan kalp problemleri var ise, çocukluk çağında bunların kontrolü, ilgili ilaç veya invaziv girişimlerle veya ameliyatla çözümlenebilir. Anne karnında iken bebeğin yaşamını sürdürebilmesi için mutlaka olması gereken kulakçıklar arasındaki delik (PFO) ve akciğerlere kan götüren damar (pulmoner arter) ile kalpten çıkan en büyük atardamar (aort), arasındaki damar (ductus arterıozus) doğumdan sonraki süreçte bazı mekanizmalar sonucunda tamamen kapanmaktadır. Şayet kapanmaz ve açık kalırlarsa yapılan tetkikler sonucunda ya ameliyatsız yöntemlerle veya basit operasyonlarla kapatılabilinir. Çocukluk çağındaki kalp problemlerinin büyük bir kısmı kişinin kendisinden ziyade genetik geçiş, annenin rahatsızlığı, kullandığı ilaçlar veya çevresel faktörlere bağlıdır. Günümüzde bu sorunlar artık kolaylıkla çözümlenebilmektedir.</p>
<p>kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/cocuklarda-ortaya-cikabilen-kalp-hastaliklari-ve-alinabilecek-onlemler/" title="kemal gökkuş">kemal gökkuş</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/cocuklarda-ortaya-cikabilen-kalp-hastaliklari-ve-alinabilecek-onlemler/" title="çocuklarda kalp kası hastalıkları">çocuklarda kalp kası hastalıkları</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/cocuklarda-ortaya-cikabilen-kalp-hastaliklari-ve-alinabilecek-onlemler/" title="çocuklarda kalp sağliği videolar">çocuklarda kalp sağliği videolar</a> (1)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/cocuklarda-ortaya-cikabilen-kalp-hastaliklari-ve-alinabilecek-onlemler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi aşamada” By pass” gerçekleşir?</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 20:02:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5920</guid>
		<description><![CDATA[Kalbe İkinci Şans : By Pass Şeker hastalığı, sigara, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, hipertansiyon, genetik geçiş gibi nedenlerden dolayı kalp damarlarımızda daralmalar veya tıkanıklıklar olabilmektedir. Başlangıçta veya seçilmiş olgularda stent...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/bypass-ameliyati.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5921" title="bypass-ameliyati" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/bypass-ameliyati-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Kalbe İkinci Şans : By Pass</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Şeker hastalığı, sigara, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, hipertansiyon, genetik geçiş gibi nedenlerden dolayı kalp damarlarımızda daralmalar veya tıkanıklıklar olabilmektedir. Başlangıçta veya seçilmiş olgularda stent yöntemi ile tedavi amaçlansa da bazı olgularda yaşamsal riskleri azaltmak ve yaşamın kalitesini düzeltmek amacıyla “Koroner By pass ameliyatı” gündeme gelir. Koroner By pass sonrası ise sizi yeni bir yaşam bekliyor. Size verilen bu ikinci şansı “nasılsa damarlarım yenilendi” diyerek ihmal etmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hangi aşamada” By pass” gerçekleşir?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kalbimizi sulayan damarlara “koroner damar” adı verilir. Bu damarlar çeşitli etkenler sonucunda daralmaya başlayabilir. Ve bu daralma ile kalbe olan kan akışı azalabilir veya kesilebilir. Daralmalar; göğüs ağrısı, nefes darlığı, kalp krizi gibi sıkıntılar yaratabilmektedir. Çünkü kalp yeterince beslenememekte ve görevini yapamamaktadır. Yapılan koroner anjio grafi sonucu saptanan darlıklar; eğer ilaç ve stent tedavileri ile çözümlenemiyorsa “By pass cerrahisi” gündeme gelir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yeni damarlar ile kalbe kan akışı sağlanır</strong></p>
<p style="text-align: justify;">By pass cerrahisi; daralmış veya tıkanmış olan damarın yerine göğüsten, bacaktan ya da koldan alınan damarlar ile kalbe kanı götürmeyi amaçlayan bir uygulamadır. Bu esnada kullanılan ilk damar en değerli damarımız; yani “mammaria arter” denilen “göğüs arteri”dir. Geriye kalan damarlar ise; koldan ve bacaktan alınan damarlardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“By pass” korkularınızı doktorunuzla paylaşın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Koroner kalp ameliyatı da her ameliyat gibi bir süreçtir. Bunun için eğer operasyon ile ilgili sorularınız ya da korkularınız var ise bunu doktorunuz ile mutlaka paylaşın. Aklınızda kalan soru ve korkular ile ameliyata gitmeyin. Çünkü kişinin ameliyata psikolojik yönden hazır olarak gitmesi de önemli bir konudur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Atan kalpte “By Pass”</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Genelde By pass ameliyatları; kalbi, kalp-akciğer makinesine bağlayarak gerçekleştirilmektedir. Seçilmiş olgularda çalışan kalpte de uygulayabiliyoruz. Bu hastanın durumuna bağlı olarak belirlenmektedir. By pass yapılacak damarın sayısına, damarın görünürlülüğüne, hastanın ameliyat esnasında kalbinin zarar görmemesine bağlı olarak atan kalpte yapıp yapmamayı karar vermekteyiz. Riskli vakalarda da; yani ileri derece akciğer hastalığı ya da aortası kireçlenmiş olan kişilerde de yine atan kalpte ameliyat yapmayı tercih edebilmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Her insanın iyileşme süreci parmak izleri gibi farklıdır</strong></p>
<p style="text-align: justify;">By pass ameliyatları genelde 3- 4 saat süren bir operasyondur; ancak her insanın nasıl parmak izleri farklıysa her hastanın kalp damarları da farklı özellikler gösterir. Kişinin damarları, takılan damarları, tansiyon &#8211; şeker ve böbrek hastalığı olup olmaması gibi nedenlerle ameliyat sonrası iyileşme ve toparlanma süreleri farklı olmaktadır. Bunun için asla daha önce ameliyat olmuş kişilerle kendinizi kıyaslamayın. Ancak genel olarak belirtecek olursak yatış, ameliyat ve ameliyat sonu ile 7 -10 günlük bir süreç içerisinde taburcu olunabilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kalbinize sahip çıkın…</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ameliyat sonrası belirleyeceğiniz yaşam tarzınız ile kalp sağlığınızı korumak sizin de elinizde… Değiştirilen ve kalan damarları korumak amacıyla hayatınızı bir düzene oturtmalısınız. Öncelikle dikkat etmeniz gereken ideal kilonuzu korumak olacaktır. Hareketli olun. Günde mutlaka yarım saat yürüyün. Şeker, tuz ve kolesterolden fakir gıdalar ile beslenin. Kırmızı et yerine beyaz eti tercih edebilirsiniz. Hayvansal yağlardan uzak durmak bu dönem için önemlidir. Sigarayı asla önermiyoruz. Alkol tüketirken önemli olan sıklık, miktar ve türlerin dışına çıkmamanızdır. Ameliyattan sonra doktorun izni ile bira, şarap gibi içkiler içilebilir; ancak mümkünse alkol alınmasını da önermemekteyiz. Tüm bunlara dikkat etmeniz kalp sağlığınız açısından olumlu olacaktır. Bu süreçte dikkat edilecek bir diğer konu da cinsel yaşamınız olmalıdır. Ameliyattan 6 hafta sonra partneriniz ile cinsel ilişkiye başlayabilirsiniz. Kendi heyecan durumunuzu ayarlayarak ve pozisyon kısıtlamalarına dikkat ederek cinsel yaşamınızı sürdürebilirsiniz. 2 kat merdiveni çıkabilen bir insanın normal bir cinsel yaşamı sürdürmesi bizim kriterlerimiz arasındadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Artık ben yarım bir insan mıyım?” diye düşünmeyin!</strong></p>
<p style="text-align: justify;">By pass ameliyatı sonrası hastalar genellikle bazı olumsuz düşüncelere kapılabilirler. Yaşadıkları ameliyatın psikolojisi ile yarım insan olarak artık iş göremeyecek durumda olduklarını zannederler. Bu düşünce de onları ruhsal bir çöküntü içine sokar. Oysaki böyle bir durum söz konusu değildir. Tam tersi daha önceden risk altında yaşıyorlarken “By pass” sonrası daha emniyetli ve daha konforlu bir yaşama merhaba demektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/" title="baypass sonrasi ask yasami">baypass sonrasi ask yasami</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/" title="by pass ameliyatında kahvenin zararları">by pass ameliyatında kahvenin zararları</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/" title="by pass olan şeker hastaları">by pass olan şeker hastaları</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/" title="bypass olan ünlüler">bypass olan ünlüler</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/" title="diabet by pass">diabet by pass</a> (1)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/hangi-asamada%e2%80%9d-by-pass%e2%80%9d-gerceklesir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anne Karnında Kalbin Yolculuğu, Bebeğin Kalp Hastalığı Tanısı</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/anne-karninda-kalbin-yolculugu-bebegin-kalp-hastaligi-tanisi/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/anne-karninda-kalbin-yolculugu-bebegin-kalp-hastaligi-tanisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 19:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Anne ve Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bebek kalp rahatsızlığı]]></category>
		<category><![CDATA[fetal eko]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5915</guid>
		<description><![CDATA[Yaşamda insanın en önemli özlemlerinden birisi kendine benzer sağlıklı bir canlı yaratabilme içgüdüsüdür. Bu istek kimi zaman, hamilelik sürecinin yaklaşık 19. gününde gelişmeye başlayan kalbin bir takım sorunlar yaşaması ile...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşamda insanın en önemli özlemlerinden birisi kendine benzer sağlıklı bir canlı yaratabilme içgüdüsüdür. Bu istek kimi zaman, hamilelik sürecinin yaklaşık 19. gününde gelişmeye başlayan kalbin bir takım sorunlar yaşaması ile güzel bir şekilde sonuçlanmayabilir. Ancak artık anne karnında bile kalp hakkında yeterli bilgi alabilmek ve tedavilerini gerçekleştirmek günümüzde mümkün olabilmektedir. Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Doç. Dr. Azmi Özler, anne karnında kalbin yolculuğu hakkında bilgi verdi.</p>
<p><strong>Bebeğinizin bir kalp rahatsızlığı varsa…</strong></p>
<p>Hamileliğin 19. günüde gelişmeye başlayan kalp hakkında 16. haftadan itibaren “fetal ekokardiyografi” denilen ultrason aleti ile yapılan taramalarla bilgi alınabilmektedir. Özellikle 22. haftadan itibaren kalp hastalıkları konusunda, genelde doğrudan, bazen de dolaylı olarak (örneğin ense kalınlığına bakarak) bilgi edinmek mümkündür. Anne karnındaki bebekte kalp rahatsızlığı fetal eko (ultrasonografi) aleti yardımıyla saptanabilmektedir. Görüntüler 16. Haftadan itibaren netleşmekte ise de en iyi 22.haftalarda kesin tanı konulabilmektedir. Yapılan fetal eko tetkikiyle her türlü kalp hastalığı saptanabilir. Karıncıklar arası delik(VSD), kalp kapak darlıkları, kulakçıklar arasında geniş delik(ASD), kalpten çıkan ana damarların yer değiştirmesi (TGA),birçok kalp bozukluğunu içeren(TOF) gibi, birçok kalp hastalığının tanısı konulabilir. Yapılan çeşitli çalışmalar ve araştırmalarda, fetal eko tetkikinin anne ve bebeğe zararlı bir etkisi saptanmamıştır.</p>
<p><strong>Her anne adayı fetal eko yaptırmalı mı?</strong></p>
<p>Fetal ekonun hamile olan tüm kişilere yapılması uygundur; fakat bu pratik olarak pek mümkün olmamaktadır. Yalnız kendisinde veya ailesinde kalp rahatsızlığı bulunanlar, şeker hastalığı ya da lupus hastalığı olanlar, viral enfeksiyonlar(Kızamıkçık gibi) geçirenler, aşırı alkol veya kokain kullananlar, radyasyona maruz kalmış anne adayların kesinlikle fetal echo yaptırmaları gerekmektedir. Anne karnındaki bebekte fetal ECHO tetkiki ile saptanan kulakçıklar arasındaki delik (PFO) ve aort ile akciğerlere kan götüren damar arasındaki açık olan damar (Ductus Arteriozus) normal oluşumlar olup, bunların varlığı ile kalp anne karnında normal işlevini yapabilmektedir. Bu iki oluşum bebek doğduktan bir müddet sonra değişik mekanizmalarla kapanarak işlevlerini tamamlarlar.</p>
<p>Anne karnında açık olan kulakçıklar arasındaki delik(pfo) ve aort damarı ile akciğer damarı(pulmoner arter) arasındaki damar(ductus arterıozus)gibi oluşumlar, doğumdan sonra farklı mekanizmalarla belirli sürelerde kapanırlar. Kapanmadığı durumlarda, seçilmiş olgularda, kardiyologlar tarafından çeşitli aygıtlar kullanılarak ameliyatsız yöntemle, olmazsa cerrahi olarak kapatılma işlemi gerçekleştirilir. Bu iki oluşum dışında kalpte saptanan bütün bozukluklar patolojik olarak değerlendirilmelidir.</p>
<p><strong>Genetik geçişin yanında annenin geçirdiği bazı hastalıklar kalp hastalığına neden olabilir.</strong></p>
<p>Anne karnında ve çocuklukta, kişinin kalp hastalıklarından korunması kişinin kendi elinde değildir. Bu dönemdeki hastalıkların daha çok genetik geçiş ve dış etkenlerden kaynaklanan kalp hastalıkları olduğunu gözlemlemekteyiz. Anne karnında oluşabilecek kalp rahatsızlıkları genetik geçişli olabileceği gibi, anneye bağlı şeker ve lupus hastalığına, aşırı alkol ve sigara kullanımına, annenin kullandığı bazı ilaçlara, gebelik döneminde korunmasız röntgen ışınlarına maruz kalınmasına, annenin geçirdiği bazı enfeksiyonlara (özellikle kızamıkçık gibi viral enfeksiyonlar) bağlı olabilir.</p>
<p><strong>Bazı kalp hastalıkları anne karnında tedavi edilebilir</strong></p>
<p>Anne karnında saptanan bazı kalp bozuklukları, anne karnında yapılacak girişimlerle düzeltilebilinir, bazı kalp problemler içinse doğumdan sonra düzeltilmek amacıyla önlem alınabilinir. Anne karnında kalp hastalığı tanısı konulan bebeklerde eğer basit kalp problemleri mevcut ise bunlar doğumdan sonra giderilebilinir. Kalp kapak darlıkları veya ritm bozuklukları gibi kalp problemleri anne karnında yapılacak girişimlerle çözümlenebilir. Kalp damarlarının farklı yerlerden çıkması(TGA), mor çocuk hastalığı(TOF,Triküspid atrezisi) gibi sorunlarda ise bebek doğar doğmaz girişim gerekebileceği için kadın doğum uzmanı, pediatrik kardiyolog ve pediatrik kalp cerrahisi kontrolünde doğumdan sonra değerlendirilerek, ilaç veya girişimsel tedavi kararı alınabilir. İleri düzeyde çözümlenemeyecek ya da anne ve bebeğin yaşamını tehdit edecek olgularda , gebelik sonlandırılabilinir.</p>
<p>Günümüz koşullarında gelişen tanı ve teknolojik destekle yenidoğanlar başarılı bir şekilde ameliyat edilebilmektedir. Bazı olgularda pediatrik kardiyologlar tarafından yapılan girişimlerle ameliyatsız yöntemlerle kalp problemi giderilebilmekte veya ameliyata kadar geçen sürede bebeğe yardımcı olunmaktadır. Kalp hastalığının türüne bağlı olarak tedavi gören çocukların büyük bir çoğunluğu operasyon sonucu normal yaşamlarına devam edebilirler.</p>
<p>kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/anne-karninda-kalbin-yolculugu-bebegin-kalp-hastaligi-tanisi/" title="hamileliktebebektekalpkulakçığıgenişligi">hamileliktebebektekalpkulakçığıgenişligi</a> (1)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/anne-karninda-kalbin-yolculugu-bebegin-kalp-hastaligi-tanisi/" title="tv de çıkan anne karnındaki bebeğin yolculuğu">tv de çıkan anne karnındaki bebeğin yolculuğu</a> (1)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/anne-karninda-kalbin-yolculugu-bebegin-kalp-hastaligi-tanisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Organ Nakli Hakkında En Çok Merak Edilenler</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 18:55:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[organ nakli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5908</guid>
		<description><![CDATA[1.Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya mı yapılır? Hayır. Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur. 2. 90 yaşında bir kişinin organı alınarak bir çocuğa...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/organ-nakli1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5913" title="organ-nakli" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/organ-nakli1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></strong></p>
<p><strong>1.Organ nakli sadece canlı vericiden diğer bir canlıya mı yapılır?</strong></p>
<p>Hayır. Organ nakli, canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan bir operasyondur.</p>
<p><strong>2. 90 yaşında bir kişinin organı alınarak bir çocuğa nakledilebilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. 90 yaşındaki bir kişinin hayati organları; yani kalbi, karaciğeri, pankreası, böbreği kullanılamaz. Belki korneası kullanılabilir.</p>
<p><strong>3. Mesanedeki sorun nedeniyle idrar kaçağı olan bir hastaya organ nakli yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Hastaya eğer böbrek nakli gerekiyorsa öncelikle mesanesindeki sorun giderilir ve bir süre sonra da böbrek nakli yapılarak sağlıklı bir yaşam sağlanabilir.</p>
<p><strong>4. Karaciğer vericisi bir daha verici olabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Bir karaciğer canlı vericinin anatomik yapısı gereği bir süre sonra bir daha verici olması uygun değildir.</p>
<p><strong>5. Bir kişi aynı anda hem by pass hem de böbrek nakli olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Hastanın durumuna bakılarak bu iki operasyon sırasıyla gerçekleştirilebilir.</p>
<p><strong>6. Hastanın canlı bir vericisi var ise bir hafta içinde nakil gerçekleşir mi?</strong></p>
<p>Evet. Kişinin canlı vericisi var ise 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde nakil gerçekleştirilebilir.</p>
<p><strong>7. Hepatit B veya C hastaları böbrek nakli olabilirler mi?</strong></p>
<p>Evet. Hepatit B ve C hastaları böbrek nakli olabilir; ancak bu hastalıkların karaciğeri olumsuz yönde ne kadar etkilediğine bakmak gereklidir.</p>
<p><strong>8. Hepatit B ve C hastaları verici olabilirler mi?</strong></p>
<p>Hayır. Hepatit C hastaları verici olamaz. Hepatit B hastaları ise verici olabilir; ancak vericinin aktif virüs taşımaması ve alıcının da Hepatit B’ye karşı aşılanıp korunur durumda olması gereklidir.</p>
<p><strong>9. Karaciğerini nakille almış bir kimse daha sonra organ bağışı yapabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra kişinin organ fonksiyonlarına bakılarak karar verilebilir.</p>
<p><strong>10. İki nakil hastası vericilerini değiştirebilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Tüm tetkikler sonucu uygun görülmüş ise 2 nakil hastası vericilerini değiştirerek çapraz nakiller yapılabilir.</p>
<p><strong>11. Nakilden sonra kişi iş gücüne geri dönebilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Nakil sonrası doktorunun belirleyeceği gün kadar istirahatten sonra (yaklaşık 2 ay sonra) kişi iş yaşamına geri dönebilir.</p>
<p><strong>12. Nakil sonrası hasta spor yaşamına dönebilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Nakil sonrası örneğin; bir futbolcu doktorunun kararı ile yine doktorunun kontrolünde spor yaşamına geri dönebilir.</p>
<p><strong>13. Kadavra listesine yazılmış bir hasta kendi ailesinden bir canlı vericisi çıkarsa nakil hemen yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Kişi kadavra listesine yazılmış dahi olsa aileden bir canlı bağışçısı var ise hemen nakil gerçekleştirilebilir.</p>
<p><strong>14. Canlı bir kişi aynı anda iki kişiye karaciğer bağışında bulunabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Canlı bir vericinin iki kişiye karaciğer bağışçısı olması söz konusu değildir.</p>
<p><strong>15. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin karaciğeri iki kişiye verilebilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Uygun görülen hastalar için karaciğer bölünerek iki hastaya verilebilir.</p>
<p><strong>16. Bir kişiye aynı anda hem böbrek hem karaciğer nakli yapılabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Uygun görülen hastalara aynı anda hem böbrek hem karaciğer nakilleri yapılabilir.</p>
<p><strong>17. Nakil sonrası hastalar hayatları boyunca ilaç kullanırlar mı?</strong></p>
<p>Evet. Kendi sağlıkları için kullanmak zorunda oldukları bazı ilaçlar olabilmektedir.</p>
<p><strong>18. Nakil sonrası doktor kontrolleri ihmal edilmemeli midir?</strong></p>
<p>Evet. Nakil sonrası da nakil kadar önemlidir; bunun için özellikle ilk bir yıl kontrollerini ihmal etmemeliler.</p>
<p><strong>19. Karaciğer nakli sonrası alkol alınabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Karaciğer nakli sonrası hastanın alkol kullanmaması gerekmektedir.</p>
<p><strong>20. Sağlıklı bir yetişkinin karaciğeri bebeğe takılır mı?</strong></p>
<p>Evet. Eğer organın da sağlıklı olduğuna karar verilmiş ise bebek içi uygun görülen miktar alınarak nakil yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>21. Karaciğer naklinde uyum için cinsiyet faktörünün bir etkisi var mıdır?</strong></p>
<p>Hayır. Karaciğer ya da böbrek nakillerinde alıcı ve vericilerin uyumu açısında cinsiyet faktörünün bir etkisi yoktur.</p>
<p><strong>22. Böbrek yetmezliğinin tek tedavisi nakil midir?</strong></p>
<p>Hayır. Böbrek yetmezliğinin hemodiyaliz, periton diyaliz ve böbrek nakli ile 3 şekilde tedavisi bulunmaktadır. Ancak en iyi tedavi biçimi “böbrek nakli”dir.</p>
<p><strong>23. Böbrek ya da karaciğer nakillerinin cinsel fonksiyonlara bir etkisi yok mudur?</strong></p>
<p>Evet. Böbrek ya da karaciğer nakillerinin cinsellik ve üreme fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyecek operasyonlar değildir.</p>
<p><strong>24. Nakil olan bir bayan iki yıl sonra hamilelik yaşayabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Böbrek ve karaciğer nakli olan bir bayanın iki yıl sonra hamile kalmasında bir sakınca yoktur.</p>
<p><strong>25. 18 yaş altı beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organı nakil için kullanılabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. 18 yaş altı olan ve beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişinin organları yakınlarının onayı alındıktan sonra nakil için kullanılabilir.</p>
<p><strong>26. Böbrek nakli şansı olan bir kişi diyalizde bekletilmemeli midir?</strong></p>
<p>Evet. Eğer bir kişin böbrek nakli şansı var ise bir an önce nakil olması en doğrusudur.</p>
<p><strong>27. Organ nakli kararı verilmiş her birey kadavra listesine kayıt olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Medikal araştırmalar sonucu eğer hastanın böbrek ya da karaciğer nakline ihtiyacı olduğuna karar verilmiş ise kadavra listesine yazılabilir.</p>
<p><strong>28. Psikiyatrik hastalıklar nakillere engel olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Nakil yapılan kişinin sosyal oryantasyonunun iyi olması gerekmektedir. Çünkü nakil ve sonrasında hekimle bağlantıyı koparmamaları gerekmektedir.</p>
<p><strong>29. Obez olmak canlı verici olmaya engel midir?</strong></p>
<p>Evet. Organın alınması için BMI (body mass index) yani vücut yağ kitle oranının 30’un altında olması gerekmektedir.</p>
<p><strong>30. Böbreğini bağışlayan kişilerde böbrek yetmezliği gelişme riski artar mı?</strong></p>
<p>Hayır. Normal bir insanda olduğu kadar bu risk verici olan kişilerde de mevcuttur. Bunun verici olma ile bir bağlantısı yoktur.</p>
<p><strong>31. Nakil sonucu diyalize göre daha uzun ve sağlıklı bir yaşam mı sağlar?</strong></p>
<p>Evet. Nakil ile tedavi sizi sosyal ve iş yaşantınızdan koparmayacak şekilde sağlıklı bir yaşamı sunar.</p>
<p><strong>32. Böbrek yetmezliği, kalp ve damar sisteminde damar sertliği ve kireçlenmeye sebep olabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Hipertansiyon ve diyabete bağlı böbrek yetmezliği gelişmiş ise; bunlar kalp ve damar sistemini etkileyebilmektedir.</p>
<p><strong>33. Kişi hayattayken sadece böbreğini ya da sadece karaciğerini bağışlayabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Kişi hayattayken tüm organlarını bağışlayabileceği gibi sadece karar verdiği organını da bağışlayabilir.</p>
<p><strong>34. Organ bağışını yapan aile organın kime verileceğine karar verebilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Organ bağışı yapan kişi yaşarken ya da ölümü sonucu ailesi, organın kime ya da kimlere gideceği konusunda karar yetkisine sahip değildir.</p>
<p><strong>35. Kadavradan alınan organ nakli ameliyatında kadavra parçalanır mı?</strong></p>
<p>Hayır. Kadavradan alınan organ nakilleri teknik ameliyatlar olduğundan, bedenin tamamen parçalanması asla söz konusu değildir.</p>
<p><strong>36. Kronik böbrek yetmezliği olan her hasta böbrek nakli olur mu?</strong></p>
<p>Hayır. Hastada aktif hepatit ya da enfeksiyon taşıması, damar problemleri, kalp yetmezliği ya da ileri derecede akciğer yetmezliği gibi riskler de araştırılmaktadır.</p>
<p><strong>37. Organ naklini her hastane ve her cerrah yapabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Teknik ve teknolojik alt yapı gerekliliğinin sağlanması ve organ nakli merkezinin sorumlusunun bu konuda yeterli olması gereklidir.</p>
<p><strong>38. Hastaya 4. derece akrabalar organ bağışı yapabilir mi?</strong></p>
<p>Evet. Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir.</p>
<p><strong>39. Böbreğin tekinin verilmesi durumunda “yarım insan” olunur mu?</strong></p>
<p>Hayır. Tek böbreğin canlı vericiye yetip yetmeyeceği tespit edileceği için canlı verici tek böbrekle hayatının sonuna kadar sağlıklı yaşayabilir.</p>
<p><strong>40. Organ nakli ameliyatları ağır ve kalıcı izler bırakır mı?</strong></p>
<p>Hayır. Gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri ile tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir.</p>
<p><strong>41. Bitkisel hayata girmiş bir kişinin organları alınabilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Bitkisel hayata girmiş bir kişiden organ alınamaz. Kişinin kadavra sayılabilmesi için beyin fonksiyonlarının tamamen olmaması gerekmektedir.</p>
<p><strong>42. Kan grubu uyumsuz ise organ nakli gerçekleştirilemez mi?</strong></p>
<p>Hayır. Kan grubu uyumsuz olanlarda da nakil yapılabilir; ancak bu alıcının durumuna bakılarak karar verilmektedir.</p>
<p><strong>43. Canlı vericiden karaciğer, uygun görülen parça alınarak mı yapılır?</strong></p>
<p>Evet. Karaciğer naklinde vericinin tüm karaciğeri alınmaz. Uygun görülen parça alınarak nakil gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>44. Kadavra listesine yazılıp uygun bir organ çıkması durumunda bu organ için ücret ödenmekte midir?</strong></p>
<p>Hayır. Organ nakillerinde herhangi bir organ için ücret ödenme gibi bir durum söz konusu değildir.</p>
<p><strong>45. Kadavradan böbrek ve karaciğer nakillerinde alıcılar sıra ile mi belirlenir?</strong></p>
<p>Evet. Bakanlık tarafından verilen listeye bağlı kalınarak nakiller gerçekleştirilir.</p>
<p><strong>46. Nakiller sırasında yapılan tüm işler kayıt altına alınıp belgelenir mi?</strong></p>
<p>Evet. Nakil süresince tüm işlemler resmi belgeler ile kayıt altına alınmaktadır.</p>
<p><strong>47. Organ bağışı yapmak için bir hastaneye mi başvurmalı?</strong></p>
<p>Evet. Organ bağışı yapmak için bağışı yapan bireyin bir sağlık kuruluşuna başvurması yeterlidir.</p>
<p><strong>48. Organ bağışı sonrası bir bağış kartı mı verilir?</strong></p>
<p>Evet. Organ bağışı sonrası kişinin bilgilerini içeren “Doku ve Organ Bağış Belgesi” kartı hazırlanmaktadır.</p>
<p><strong>49. Bağış kartını bir kimlik gibi yanımızda mı taşımalıyız?</strong></p>
<p>Evet. Kartı yanında taşımasını öneriyoruz; ancak ailesini de bu konuda mutlaka bilgilendirmelidir.</p>
<p><strong>50. Organı alan kişiye bağışçının kimliğini ile ilgili bilgi verilir mi?</strong></p>
<p>Hayır. Organ bağışı sonucu organı alan kişi ya da aileye bağışçının kim olduğu konusunda hiçbir bilgi verilmez.</p>
<p>kaynak: Memorail Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/" title="2011 organ bagışı sonucları">2011 organ bagışı sonucları</a> (4)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/" title="bobrek nakli sonrasi spor">bobrek nakli sonrasi spor</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/" title="bir kişi aynı anda hem bypass hem de organ nakli olabilir mi?">bir kişi aynı anda hem bypass hem de organ nakli olabilir mi?</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/" title="organ bağışı sonuçları">organ bağışı sonuçları</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/" title="böbrek vericisinin durumu ve cinsel fonksiyonları">böbrek vericisinin durumu ve cinsel fonksiyonları</a> (2)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-en-cok-merak-edilenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Organ Nakli Hakkında Bilgi, Organ Nakli Nedir?</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 18:49:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kimler donör olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[organ nakli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5905</guid>
		<description><![CDATA[Organ Nakli Nedir? Organ nakli, kadavradan ve canlıdan yapılan bir operasyondur. Tedavisi tıbben mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/organ-nakli.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-5906" title="organ-nakli" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/12/organ-nakli.jpg" alt="" width="410" height="266" /></a></strong></p>
<p><strong>Organ Nakli Nedir?</strong></p>
<p>Organ nakli, kadavradan ve canlıdan yapılan bir operasyondur. Tedavisi tıbben mümkün olmayan hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organların yerine, canlı veya ölüden alınan yeni, sağlam organın konularak hastanın tedavi edilmesine organ nakli denilmektedir. Kalp nakli dışında önemli bir kısmı canlıdan canlıya yapılabilmektedir. Karaciğer, böbrek pankreas, ince, barsak, kalp nakilleri kadavradan alınarak hastaya nakledilerek gerçekleştirilebilmektedir.</p>
<p><strong>Canlıdan canlıya ve kadavradan canlıya yapılan nakiller</strong></p>
<p>Bağışlanan her organ yapılan her nakil aslında kurtarılan bir hayatı ifade eder. Ancak Türkiye’de organ bağışının istenilen düzeye ulaşmamasında ve toplumda yeterli duyarlılığın oluşmamasında bilgi eksikliği, önyargılar ve yanlış inanışlar önemli rol oynamaktadır. Organ bağışı ve naklinde doğru zannedilip inanılan yanlışlar ile yıllarca diyalize bağlı kalan ya da organ bağışında bulunmayan birçok insan bulunmaktadır. Türkiye’de organ nakillerinin %75- 80’i canlıdan alınan organlarla gerçekleştiriliyor. Bu şekilde yapılan nakillerde tamamen sağlam olan bir kişi ameliyat edilip, organının bir kısmı veya yarısı alınıyor. Bu çok istenmeyen bir durum olmasına rağmen insanları yaşatmak için yapmak zorunda kalıyoruz. Yurtdışında ise bu durumun tam tersi söz konusudur. Canlıdan alınan organlarla yapılan nakiller % 25 oranında, kadavradan (ölen insanlardan) yapılan nakiller ise % 75- 80 seviyesindedir. Türkiye’deki nakil süreciyle Avrupa ve ABD’deki süreç arasındaki fark budur. Ancak nakiller iyi ellerde yapıldığı sürece başarı oranı arasında herhangi bir istatistiksel bir fark yoktur.</p>
<p><strong>Organ Nakli Ameliyatları modern teknoloji ve teknikler ile yapılmaktadır</strong></p>
<p>Organ nakli ameliyatları önemli ve ince ameliyatlardır; ancak gelişen modern cerrahi teknoloji ve teknikleri tamamen güvenli ve kanamasız gerçekleşebilmektedir. Örneğin; Laporoskopik ameliyatlar (kapalı ameliyatlar) ile insanlar 1 hafta ya da 10 gün sonra normal hayatlarına devam eder; günlük yaşamları açısından bedensel bir engelleri asla olmaz.</p>
<p><strong>Kimler donör olabilir</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığının yönetmeliği gereğince 4. dereceye kadar akrabalar arası nakiller olabilir. Bölgesel Etik Kurullarından alınan onay ile akraba dışı organ nakli de söz konusu olabilmektedir. Organ nakilleri açısından çapraz nakil olarak adlandırılan donör değişimleri de yine yasal çerçeve içerisinde gerçekleşebilmektedir.</p>
<p><strong>Nakil için seçilen sağlık kurumu önemlidir</strong></p>
<p>Bir hastanede organ nakli yapılabilmesi için o merkezin üst düzeyde hizmet veriyor olması gerekir. Organ nakli sadece ameliyatla ilgili bir işlem değildir. Organ naklinin öncesi ve sonrası süreci için o merkezin poliklinikleri, laboratuvarları, görüntüleme üniteleri, yatan hasta katları ve birçok kliniğinin ortak çalışması çok önemlidir. Çok iyi bir cerrah olabilirsiniz, çok iyi bir anestezi ekibiniz olabilir, ameliyathane şartlarınız çok mükemmel olabilir ama bu her zaman başarılı sonuçlar alacağınız anlamına gelmez. Organ nakli multidisipliner bir çalışmadır. Dolayısıyla sadece bu çalışmayı tamamlamış olan sağlık kurumları organ nakli yapabilir.</p>
<p>kaynak: Memorial Sağlık Grubu</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/" title="organ nakli">organ nakli</a> (157)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/" title="organ nakli nedir">organ nakli nedir</a> (6)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/" title="böbrek nakli">böbrek nakli</a> (6)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/" title="organ naklinin önemi">organ naklinin önemi</a> (4)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/" title="nakledilen organlar">nakledilen organlar</a> (4)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/organ-nakli-hakkinda-bilgi-organ-nakli-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diz Protezi Uygulamaları</title>
		<link>http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/</link>
		<comments>http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Nov 2011 12:05:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[diz protez]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Ahmet Turan AYDIN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yasamcafe.com/?p=5895</guid>
		<description><![CDATA[Diz protezi ile yaşam kalitenizi artırın Eklem kıkırdağının yok olmasıyla ortaya çıkan eklem yıpranması (artrozu), istirahat, ilaçlar, fizik tedavi, baston kullanımı ve eklem içi enjeksiyonlar gibi yöntemler ile tedavi edilememektedir....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><a href="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/11/dis-protez.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-5897" title="dis protez" src="http://www.yasamcafe.com/wp-content/uploads/2011/11/dis-protez-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Diz protezi ile yaşam kalitenizi artırın</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Eklem kıkırdağının yok olmasıyla ortaya çıkan eklem yıpranması (artrozu), istirahat, ilaçlar, fizik tedavi, baston kullanımı ve eklem içi enjeksiyonlar gibi yöntemler ile tedavi edilememektedir. Yürüme, merdiven çıkma gibi günlük yaşam aktivitelerini ileri derecede kısıtlayan, şiddetli ağrıya neden olan bu durumun tedavisi ancak diz protezi cerrahisi ile mümkün olmaktadır. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın, diz protezi uygulamaları hakkında bilgi verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Diz protezi uygulamasının başarısında yaş, kilo, kişinin genel durumu belirleyicidir</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diz protezi uygulamasında fonksiyon görmeyen eklem yüzlerine metal ve sürtünmeye dayanıklı plastikten oluşan yapay bir eklem yerleştirildiğini söyleyen Prof. Dr. Aydın, bu yapay eklemin günlük yaşamı kolaylaştıran ağrısız, hareketli ve stabil bir eklem sağladığını ifade etti ve diz protezi uygulamasının hangi koşullarda, kimlere yapılabileceği hakkında şu bilgileri verdi: “Uygulamada yaş, kilo, kişinin genel durumu belirleyici olmaktadır. Yapay eklemin en iyi koşullarda 20 yıllık bir ömrü olduğundan, genellikle uygulama 65 yaş üzeri hastalarda yapılır. 90 kilonun üzerindeki hastalara uygulandığında diz protezinin erken gevşemesiyle karşılaşılabilir. Böyle bir risk söz konusu olsa da protez ile birlikte kazanılacak aktivitenin metabolizmayı hızlandıracağı, bu durumun da kilo kaybına neden olacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Ciddi diyabet, damar tıkanması, kalp hastalığı, bunama, inmesi bulunan, enfeksiyonu olan hastalarda uygulamadan kaçınılmalıdır. Osteoporoz ( kemik erimesi) olan hastalarda bir kısıtlama bulunmamaktadır.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aynı seansta her iki dize protez uygulanması sakıncalı olabilir</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Diz protezi ameliyatının ciddi bir ameliyat olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Aydın, ameliyat esnasında ve sonrasında yaşanabilinecek komplikasyonları şu şekilde sıraladı: “Kan kaybı olabilir. Bu durum kan nakli ile giderilir. En ciddi komplikasyonlar, erken enfeksiyon ve toplar damar tıkanması ( derin ven trombozu )dır. Bazı cerrahlar aynı seansta her iki dizin cerrahi girişimini yapma eğilimindedirler. Yapılan çalışmalar bu uygulamanın bir üstünlük sağlamadığı gibi toplar damar tıkanması (derin ven trombozu) na bağlı emboli ve ölüm, enfeksiyon risklerinin arttırdığını göstermiştir.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Diz protezli hayatınızda dikkat etmeniz gerekenler</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Prof. Dr. Aydın, tam iyileşme elde edildikten sonra hastanın günlük aktivite, araç kullanma, yüzme, bisiklet ve golf gibi belli sporları yapma konusunda yaşadığı zorlukların ortadan kalkacağını söyledi ve dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:<br />
Hastalar çoğunlukla 5- 7 gün arasında hastanede kalırlar. Bu süre içinde enfeksiyon, emboli, profilaksisi, ağrı tedavisi yapılır. Hastalar temel rehabilitasyonu öğrenmiş ve yürüteç ile rahat yürür vaziyette taburcu edilmelidir.<br />
Protezin özelliğinden dolayı diz tam bükülemez. Bu nedenle secdeye vararak namaz kılmak ve alaturka tuvalete oturmak mümkün değil hatta zararlıdır. Arzu edilen bükülme açısı 110-120 derecedir. Merdiven inip çıkmalarına altıncı haftadan sonra izin verilmelidir.<br />
Toplar damar tıkanması (derin ven trombozu) profilaksisi ortalama bir ay olmak üzere evde de sürdürülmelidir. Takipler poliklinikten üç ay, altı ay ve birer yıl arayla film ve klinik kontroller ile yapılmalıdır.</p>
<h4>Bu yazıyla ilgili aranan kelimeler:</h4><ul><li><a href="http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/" title="diz protez ameliyatı izle">diz protez ameliyatı izle</a> (5)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/" title="diz protezi ameliyatı izle">diz protezi ameliyatı izle</a> (4)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/" title="diz kıkırdağının yok olması">diz kıkırdağının yok olması</a> (3)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/" title="prof ahmet turan aydın">prof ahmet turan aydın</a> (2)</li><li><a href="http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/" title="dize protez ameliyatı izle">dize protez ameliyatı izle</a> (2)</li></ul>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yasamcafe.com/diz-protezi-uygulamalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

