9 Haziran 2020 Salı

author photo
Zehirlenmelere karşı ilk müdahalede ne yapılmalı?

Pandemi döneminde evlerde kullanımı yoğunlaşan temizlik kimyasalları, 0-6 yaş grubu çocuklarda zehirlenme vakalarını artırdı

Hijyenin hayati bir öneme sahip hale geldiği pandemi süreci, evlerde kimyasal temizlik maddeleri kullanımında da önemli bir artışa yol açtı. Özellikle çamaşır suyu, deterjan ve el dezenfektanları kullanımının yoğunlaşması, ev içerisinde başta çocuklar olmak üzere yaşlılar ve diğer aile bireylerinin zehirlenme riskini de yükseltiyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada düşmeler, yanıklar ve zehirlenmeler, ev kazalarında yaralanma ve ölüm vakalarının en önemli sebepleri arasında. Türkiye’de ise ev kazalarının %45.4’ünün 0-6 yaş grubu çocuklarda görüldüğü belirlenmiş ve aynı yaş grubundaki çocuklarda kazara yakıcı madde içilmesi sıklığı ise %81 olarak saptanmış durumda. Pandemi nedeniyle evlerde temizlik kimyasalları kullanımının daha da arttığı bir dönemde çocukları kaza ve zehirlenmelere karşı nasıl korumalı? Ev içerisindeki temizlikte nelere dikkat etmeli ve zehirlenme belirtileri görüldüğünde ilk müdahalede neler yapılmalı, nelerden kaçınılmalı?   

“Başka kaplara konmamalı, ulaşılabilir yerlerde bırakılmamalı”
Altınbaş Üniversitesi İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Özlem Karagöl, çamaşır suyu ve kimyasal temizlik maddelerinin içilmesi sonucu ağızdan mideye kadar olan bölgede ciddi hasar oluşabildiğini; ayrıca bu durumun egzama, bağırsak kanseri ve solunum yolları enfeksiyonlarına da yol açabileceğini belirtti. Kokulu deterjanların (tuz ruhu, kezzap, çamaşır suyu) yutulmasının yanı sıra solunmasının da zararlı olduğunu ifade eden Karagöl, çamaşır suyu ya da benzeri diğer dezenfektanlar ve kimyasalların evde güvenli kullanımı konusunda uyarılarda bulundu.

Temizlik maddelerinin çoğunun kokusu ve rengiyle çocukları cezbedebileceğine dikkat çeken Karagöl, “Ailelerin bu maddeleri satın aldıktan sonra başka kaplara (pet şişe, bardak, kavanoz, poşet gibi) koyup bu kapları da kolay ulaşılabilir bir yerde sakladıkları görülmektedir. Bu ürünlerin içecek ve yiyecek kaplarına konmaması, kesinlikle kendi kaplarında saklanması, su, kola şişesi gibi içecek şişelerinde saklanmaması gerekmektedir” dedi.  Karagöl, “0-6 yaş grubundaki çocukların kazara içebildikleri temizlik maddelerinin uygun alanlarda, kilitli olarak saklanması, çocukların ulaşamayacağı yüksek ve kapalı yerlere konulması gerekir” uyarısında bulundu.

Solunması da risk oluşturabilir
Ambalajında ‘Dikkat’ ya da ‘Tehlikeli’ uyarısı olan klorak ya da amonyak içeren maddelerin yüksek riskli gruba giren ürünler olduğunu belirten Karagöl, bu tür ürünlerin kullanımının astımlı çocukların solunum sıkıntısı yaşamalarına neden olabileceğini söyledi. Bu ürünler kullanıldığında astımlı çocuğun odaya en az 20 dakika sonra girmesine özen gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Özlem Karagöl, temizlik kimyasallarının evde güvenli kullanımı konusunda ise şu önerilerde bulundu:

-          Deterjanların çoğunda çok miktarda fosfat ve klor vardır. Bunların yutulması ve solunması zararlıdır. Bu yüzden deterjanlarla yıkanan bulaşıklar iyice durulanmalı

-          Kimyasal madde kullanıldığında koruyucu olarak eldiven takılmalı

-          Kimyasal temizlik malzemeleri kesinlikle birbirine karıştırılarak kullanılmamalı

-          Temizlik yapılan alanda cam açıkken çalışılması, kimyasal maddenin solunmaması açısından önemli bir tedbirdir

Zehirlenmelerde ilk müdahale nasıl olmalı


Zehirlenmenin zehrin vücuda giriş yollarına göre sindirim, solunum, deri olmak üzere üç yolla meydana gelebileceğini belirten Öğr. Gör. Özlem Karagöl; zehirlenme durumunda bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, soğuk terleme, renkte solukluk, bilinç bulanıklığı, şok, havale, baş dönmesi, solunum güçlüğü, siyanoz, göğüs ağrısı, çarpıntı ve kalp durması yaşanabileceğini söyledi. Karagöl bu durumlarda yapılacak ilk müdahale uygulamalarına dair şu bilgileri paylaştı: 

“Sindirim yoluyla zehirlenmelerde; kimyasal madde alımı sonrasında aileler, çocuğu kusturmaya çalışmakta ya da limon suyu, yoğurt, ayran, zeytinyağı, sirke, nane, çiğ yumurta, tuzlu su ve nar suyu gibi meşrubat ya da yiyecekler vermektedir. Fakat kimyasal madde içiminden sonra başka bir yiyecek/içeceğin verilmesi total gastrik volümü artırıp kusmayı uyarabileceğinden, ağızdan hiçbir şey verilmemelidir. Çünkü maddeyi yutarken zedelenen yemek borusu ve gırtlak, kusma ile yeniden zarara uğrayacaktır. Bu yüzden çocukların hiçbir şey yapmadan en kısa süre içinde hastaneye getirilmeleri daha uygundur. Ancak bilinç açık ise ağız su ile çalkalanır, kimyasal madde ele temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır. Zehirlenmeye neden olan madde ne olursa olsun hasta kesinlikle kusturulmaya çalışılmaz. Acil tıbbi yardım (112) istenir. İçilen maddenin türü, olayın saat kaçta yaşandığı gibi vakayla ilgili bilgiler kaydedilir. Kimyasal maddelerin vücuda dökülmesiyle oluşan yanık durumunda da kimyasal madde hızla vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Bir eldiven veya poşet yardımıyla çocuğun üzerindeki kıyafetler çıkarılmalıdır. Yanık bölgesi akan suyun altında uzun süre yıkanmalıdır. Çocuk en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Solunum yolu ile zehirlenmelere karşı ilk müdahalede de hasta hemen temiz havaya çıkarılmalı, çıkarılamıyorsa cam ve kapılar açılarak ortam havalandırılmalıdır.”

*Bu sitede yazı yayınlatmak için tıklayın!
Önizle
Sosyal Sorumluluk

Bu yazımız için 0 yorumlar


EmoticonEmoticon

Next article Next Post
Previous article Previous Post

Reklam

Önizle
 
Önizleme
Bumerang - Yazarkafe